Ana Menü
 

    Film Kategorileri
 

    Son Yazılar
 
Federico Fellini , [ Oyuncu,Yönetmen,Senarist ]
Doğum Tarihi
: 1920-01-20
Ölüm Tarihi
: 1993
Doğum Yeri
: İTALYA
Ödülleri
: Toplam 44 ödül, 20 adaylık (12 Oscar).

Federico Fellini Hakkında;
İtalyan sinemasının yetiştirdiği dünyaca ünlü yönetmen Federico Fellini 1920'de Rimini'de doğdu. Bir süre Roma'da gazeteci, karikatürist, şarkı sözü ve skeç yazarı olarak çalıştı. Sinemaya 18 yaşında başlayan ünlü yönetmen, hayatı boyunca 27 film yönetmiş, 7 defa Oscar'a aday olmuş ve bunlardan 3'ünde ödülü almıştır. Dahi yönetmen, Oscar ödülünün yanısıra Cannes, Moskova, Venedik gibi film festivallerinde de ödüller almıştır.

Fellini, filmlerini çektikten sonra hiçbirini sinema salonlarına gelip izlemezdi. Deyim yerindeyse, çekip, bir kenara atardı. Fellini bu tavrını eleştirenlere; "Filmlerim bana ne uzak ne de yakındır, onlar benimdir..." demiştir. Filmlerinde bazen taşralıların hayatını, bazen varoşları, bazen dolandırıcıları, bazen de yalnızlığı ve sevgiyi anlattı. Motor!.. Hareket!.. Kes!.., bu sihirli sözcükler bir yönetmen için çok şey ifade ediyor ve hayatında da çok yer kaplıyor. Arzuları, sevgiyi, hırsı, intikamı, acıyı anlatmak için ışıklardan eşyalardan, mekanlardan, insanlardan oluşan yeni ve kusursuz dünyalar yaratıyor yönetmenler. Büyük Usta Fellini de bu yaratıcılardan birisi işte...

Federico Fellini, yeni gerçekçilik akımında yetişti ve filmleri ilk dönemlerde bu akım içinde yer aldı. Ancak daha sonraki filmlerinde imgelerle ve fantazilerle örülü bir anlatım biçimine geçmiştir. Fellini'den kendisini tanımlamasını istediklerinde "sorumsuz, cahil, düzeltilmez geveze" tabirlerini kullanırdı. Yönetmenin ilginç özelliklerinden birisi de rüya defteri tutmasıydı. Bu defterde filmlerini eskizliyor, planlar yapıyordu. Bu durum prodüktörleri endişelendirirken, eleştirmenleri şaşırtıyor, izleyiciyi ise memnun ediyordu.

Fellini liseye kadar olan öğrenimini Amarcord'da tamamladı. Sonradan lise öğrenimi için, "sınıfta çok şey öğrenmesem bile, çok eğlendim" diyecek olan ünlü yönetmen, Amarcord'un kendisine gözlem yeteneğini kazandırdığını söylemiştir. İtalya gibi futbol meraklısı bir ülkede hiç maç izlememiş bir yönetmen olarak gördüğümüz Fellini, tesadüfen bir müsabaka (basketbol vs.) seyretmek zorunda kalsa sıkılırdı. İnanç noktasına gelindiğinde Fellini'nin dine inandığını ve yaşamı, dünyayı gizeme bürünmüş şeyler olarak algıladığını görüyoruz.

Yönetmenliğin gerektirdiği yaratıcılıkla ilgili olarak, "Bir düş görüyorum ya da gözlerim açık, hayal kurduğum bir şeyin beni alıp götürmesine izin veriyorum ve daha sonra, bir sözleşme imzalayarak, biraz tahta, iki güzel kız ve bir çift projektör ile bu fantazmı somutlaştırmayı başarıyorum. Tıpkı benim yaptığım gibi yaparak, uyuklayarak ya da hiç bir şey düşünmeyerek herkes bu fantazmı görebilecektir. Yaratma macerasında bizi kim yönetiyor, bütün bunlar nasıl olup bitiyor? Bizim içimizde gizlenmiş birine ya da bir şeye duyulan inançla, bizi tanımayan bu yanımıza güvenerek, onu kendi haline bırakarak yardımcı olduk. Bu güven duygusunda sanıyorum ki, dinsel duyg